Go Back   KeyifVakti.ORG > Genel Forum, Genel Bölümler > Tıp Forum , Tıp Forumları

Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil
Alt 05 Şubat 2015, 14:39   #1
eg24
 
Mesajlar: n/a
Standart Modern Çağın Yeni Hastalığı : Metabolik Sendrom

Dünyada olduğu kadar ülkemizde de önemli bir ölüm sebebi olarak görülmeye başlanan Metabolik Sendrom; beslenmesi düzensiz, masa başı işi yapan ve yoğun stres altındaki kişilerde sıklıkla görülmekte. Biz de gitgide daha fazla karşımıza çıkan bu hastalıkla ilgili Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Klinik Şefi ve Metabolik Sendrom Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytekin Oğuz’la görüştük:

Sayın Oğuz; Metabolik Sendrom nedir, belirtileri nelerdir?
Metabolik Sendrom modern yaşam biçiminin yanlışlıklarının doğurduğu bir risk faktörleri demeti olarak tanımlanır. Burada karın bölgesinde toplanan organların etrafındaki aşırı miktardaki yağ dokusu ile kendini belli eden abdominal obezite, hipertansiyon, kan şekeri ve kan yağları düzensizliği temel parametrelerdir. Bel çevresi geniş olan ya da göbeklenmiş olan bir kişi tansiyon, şeker ve kan yağlarında bozukluklara aday olmaktadır. Metabolik sendromun teşhisini 5 kriterle yapmak mümkündür:

Bel Çevresi Genişliği: Erkeklerde 94 cm., kadınlarda 80 cm.’in üzerinde olması,
Açlık Kan Şekeri: 100 mg/dL’nin üzerinde olması,
Açlık Trigliserid: 150 mg/dL’nin üzerinde olması,Kan Basıncı: 130/85 mm HG’nin üzerinde olması,
HDL Kolesterol: Erkeklerde 40 mg dL’nin, kadınlarda 50 mg dL’nin altında olması Metabolik Sendrom kriteri olarak kabul edilir.

Belirtilen bu risk faktörlerinden en az üçünün bir kişide bulunması durumu Metabolik Sendrom olarak tanımlanmaktadır.

Metabolik Sendrom hangi hastalıklara yol açar?
Bu rahatsızlığın diyabet ve kalp-damar hastalıklarına yol açması, Metabolik Sendrom’u olan bireylerin diyabet riskini 3-4 kat, kalp ve damar hastalıkları riskini ise 1,5-2 kat artırmıştır. Miyokard enfarktüsü ve inme Metabolik Sendromlu hastaları bekleyen en büyük komplikasyonlardır. Eğer Metabolik Sendromlu bireyde diğer kalp-damar risk faktörlerinden sigara ve LDL kolesterol faktörleri de mevcutsa bu risk maksimum düzeye çıkmaktadır.

Ülkemizde Metabolik Sendrom’un görülme sıklığı nedir?
Türkiye’de giderek tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş ve kentli yaşam tarzı günlük fiziksel aktivitelerin ciddi oranda düşmesine yol açmıştır. Bunun yanında rafine karbonhidratlar olan un ve şekere dayalı beslenme, atıştırma ve ikram kültürümüz Metabolik Sendrom’a yol açacak bir yaşam tarzını yaygın halde görmemizi sağlamıştır. Çocuklarımıza kadar ulaşan reklamlar, hep yüksek kalori içeriği olan besin değeri ise çok düşük olan yiyecek ve içecekleri tanıtmaktadır. Bir taraftan klasik mutfaktan gelen unlu ve şekerli gıdalar, diğer taraftan sanayi ürünü unlu ve şekerli gıdalar ve trans yağlardan oluşan bir beslenme şekli Metabolik Sendrom’un ülkemizde bir salgın durumuna gelmesinin ana sebepleridir.

Metabolik Sendrom hangi yaş aralıkları arasında daha sık görülmektedir?
Türkiye’de Metabolik Sendrom sıklığını belirlemek amacıyla 2004 yılında Metsar araştırması yapılmıştır. 20 yaş üzerindeki nüfusumuzun yarıya yakınında Metabolik Sendrom görülmüştür. Bu sıklık özellikle 30’lu yaşlardan sonraki kadınlarda hızla artmaktadır. Çocuklarda Metabolik Sendrom taraması daha küçük ölçekli çalışmalarda araştırılmış ve şu anda erişkin hastalığı gibi gözükse de çocuklarımızın da yakın geleceğini tehdit ettiği ortaya çıkmıştır.

Metabolik Sendrom ile obezite arasında nasıl bir ilişki vardır?
Metabolik Sendrom’daki obezite genel obeziteden daha farklı algılanmaktadır. Bu yalnızca kilo fazlalığı değildir. Bazen kilosu normal gözüken kişilerde bel çevresinin genişlediği ve hafif göbeklenme olduğu gözlenebilir. Bu Metabolik Sendrom için önemli bir uyarıcıdır. Çünkü Metabolik Sendrom’un gelişimine baktığımızda 2 temel faktör göze çarpmaktadır. Birincisi gereğinden fazla kalori alımı, ikincisi yeteri kadar hareket edilmemesidir. Alınan kaloriyi bir bazal metabolizma olarak vücudunuz harcar ki, bu hiçbir ekstra hareketle ilgisi olmayan, vücut için gerekli olan enerjidir. Bir de kasların, hareket enerjisi olarak kullandığı enerji vardır. Eğer hareketiniz azalmışsa, kas kitleniz azalmışsa, belki yüksel bir kiloya ulaşmadan karındaki yağ dokusunun artması mümkün olabilir ve bu durumda sadece kiloya bakılarak yanılgıya düşülebilir.

Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun Metabolik Sendrom tanımlamasında bel çevresi genişliği temel parametre olarak tanımlanmaktadır.

Vücuttaki yağ deri altında ve organlar etrafında toplanmaktadır. Bu yağ dokuları arasında farklılıklar vardır. Karında toplanan yağ direk karaciğere ürünlerini göndermekte ve karaciğer yağlanmasına yol açmaktadır. Bu yağ dokusu metabolik olarak daha aktif ve vücuda zarar verebilecek maddeleri daha fazla salgılar durumdadır. Karında yağ dokusu artınca oluşan ana bozukluk insülin direncidir. Metabolik Sendrom’un temelinde yatan bozukluğun insülin direnci olduğu söylenir. Hatta Metabolik Sendrom’a insülin direnci sendromu da denir. İnsülin direnci olan kişilerde her zaman kan şekeri yüksekliği olmaz. Hatta bazen hipoglisemi (kan şekeri düşmesi) şikayeti ile doktora başvururlar. Kan şeker düşüklüğünü yenebilmek için daha fazla şekerli gıdalar yenilmesi bir kısır döngünün başlamasına yol açar. Şeker yükleme testi yapıldığında hastaların başta kan şekeri hızla yükseldikten sonra normalin altına düştüğü görülür. Böyle hastalar genellikle ilerleyici bir kilo artışı ile de karşılaşırlar.

Diyabet Metabolik Sendrom’un bir parametresidir hem de kalp krizi ve inme için önemli bir risk faktörüdür.

Metabolik Sendrom Derneği ne zaman ve ne amaçla kuruldu?
Metabolik Sendrom Derneği 2003 yılında İstanbul’da ülkemizde Metabolik Sendrom ile ilgili bilincin oluşturulması ve mücadelede önderlik yapması amacıyla kurulmuştur. Bu nedenle halka yönelik ve sağlık mensuplarına yönelik faaliyetler sürdürmektedir. Bu yıl dördüncüsünü yaptığı Yıllık Ulusal Kongreleri’yle binlerce hekimin Metabolik Sendrom konusundaki bilgilerinin güncellenmesine katkıda bulunmaktadır. Derneğimiz halen yürütmekte olduğu Metabolik Sendrom araştırmalarını devam ettirirken aynı zamanda konuyla ilgili araştırmacılara da destek vermektedir.

Metabolik Sendrom’un bir özelliği farklı sistemlerin, dokuların ve organların bu hastalık tablosunun içinde yer almasıdır. Metabolik Sendrom Derneği de bu sendroma uygun olarak multi disipliner özellikte faaliyet gösterir. Temelinde iç hastalıkları, kardiyoloji ve endokronoloji uzmanlarının yer aldığı Metabolik Sendrom Derneği’nde gastroentrolojiden psikiyatriye jinekolojiden göğüs hastalıklarına birçok diğer bilim dalından da temsilciler bulundurmaktadır. Çünkü bugün uyku apnesi, yağlı karaciğer, polikistik over sendromu, depresyon ve astmanın metabolik sendromla ilişkili olduğu bilinmektedir.

Metabolik Sendrom’un kesin bir ilacı yoktur, ancak yaşam tarzını değiştirmekle tedavisi mümkündür.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
metabolik sendrom, sağlık, tıp


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.

spacer
güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis kocaeli escort webmaster forum bursa escort bursa escort adapazarı escort buca escort webmaster forum tuzla escort sakarya escort pendik escort bayan tuzla escort escort kartal ataşehir escort kadıköy escort bostancı escort seks hikayeleri buca escort gaziantep escort izmir escort bayrampaşa escort izmir escort gaziantep escort serdivan escort ankara escort bayan