Alt 12 Mart 2015, 13:25   #1
eg24
 
Mesajlar: n/a
Standart Grip virÜsÜ soguk havayi seviyor

Yilin en soguk günlerini yasadigimiz su günlerde, salgin hastaliklardan sikça söz ediliyor. Kis ve soguk iklim sartlarinin virüs ve mikroplari kirdigi inanci ise artik tarih oluyor. Prof. Dr. Yonca Tabak “Iddia edilenin aksine soguk mikrobu kirmiyor. Yapilan çalismalar soguk ve kuru havanin grip virüsünün yasam süresini uzattigini ve havada daha uzun süre kaldigini gösteriyor.” diyor

“ Ilk kez 1918 yilinda ki bir grip salginiyla literatüre giren Influenza, diger adi ile grip virüsü, ismini (Influenza di freddo) Italyan bir sözden almistir. Ingilizce’ye “Influence of the cold” Türkçe’ ye ise “soguk havanin etkisi” olarak çevrilebilir. “ diyen Prof. Dr. Yonca Tabak; dolayisiyla isminden de anlasilacagi gibi grip virüsünün yayilmasi ile soguk havanin yakin bir iliskisi oldugunun 20.yüzyilin ilk yarisindan beri bilindigini söylüyor.

Grip virüsü ile soguk alginligi, diger adi ile basit nezle virüslerini birbiri ile karistirmamak gerektigini söyleyen Prof. Dr. Yonca Tabak soguk alginligi virüslerinin daha çok yüzeylerden temas ile alinip daha sonra el yolu ile solunum sistemine girerken, grip virüsünün hasta insanlarin hapsirik, öksürük yolu ile burun bogaz salgilarini havaya saçmasi ile yani damlacik yolu ile bulastigini belirtiyor. Havada asili kalan damlaciklarin daha sonra baska insanlarca solundugunu ve hastaligin bu yolla yayildigini ekliyor.

Virüsleri Içeren Damlaciklar Için En Iyi Yasam Ortami 5 Derecenin Altinda ki Sicakliklar

Yakin zamanda yapilan arastirmalarin soguk ve kuru havanin, virüsleri içeren damlaciklarin havada daha uzun süre asili kalmasini sagladigini gösterdigini belirten Tabak; “ Newyork Mount Sinai Hastanesi’nden yayinlanmis bir çalisma, grip virüsünün en iyi 5 derece ve altindaki hava sicakliklarinda canli kaldigini ve bulastigini göstermistir. 30 dereceye ulastiginda yayilim tamamen durmaktadir. Ayni sey hava kurulugu ile de iliskilidir. Grip virüsü için en iyi yayilimin %22 nemde gözlendigi bildirilmektedir. Havanin nem orani arttikça damlaciklar su ile sismekte ve rahatlikla yere çökmektedir, bu da yayilimi azaltmaktadir. “ diyor.

Grip Asilari, Virüse Karsi Etkisiz Kalabiliyor

Prof. Dr. Yonca Tabak; yapilan grip asilarinin güney yarim kürede hastalik tablosu yaratan grip virüslerinden hazirlandigini ve bu virüsün en önemli özelliginin sekil degistirme oldugu belirtiyor. Bunun için, grip asilarinin hastaliktan koruma yüzdesi genellikle düsük olmaktadir diyen Prof. Dr. Yonca Tabak; özellikle solunum yolunu tutan bir virüs oldugu için kronik solunum yolu hastalarinin gripten özellikle kaçinmasi gerektigini vurguluyor.

Grip Virüsünden Astimi Olan Çocuklar Daha Olumsuz Etkileniyor

Özellikle çocuk astim hastalarinin grip virüsünden çok olumsuz etkilendigine deginen Tabak; “Soguk havalarda bagisiklik sistemini güçlü tutmak bu açidan daha da önem kazanmaktadir. Kis aylari günesi az gördügümüz aylar oldugundan ve D vitamini de günes isinlari ile ciltte üretildiginden kisin birçok çocukta D vitamini eksikligi görülmektedir. D vitamini bagisiklik sistemi için olmazsa olmaz bir vitamindir. Bu nedenle çocuk astim hastalarinin kis aylarinda agizdan ek D vitamini almasi gerekir.” Diyor.

Bagisiklik Sisteminizi Güçlendirin

Prof. Dr. Yonca Tabak; “Bagisiklik sisteminin hücreleri savunma alanlarina kan yolu ile ulasir. Bu nedenle kan damarlarini büzüstürecek soguk ve kuru havanin direkt agiz yolu ile alinmasi enfeksiyonun kolay kapilmasina neden olur. Burnun açik olmasi ve burun solunumu yapilmasi havanin isitilarak akcigerlere ulasmasini sagladigindan çok önemlidir. Bu nedenle alerjik nezleye bagli burun tikanikligi yasayan hastalarin uygun tedavi ile burun yollarini açik tutmasi çok önemlidir. Burun tikanikligi en iyi kortizonlu burun spreylerine yanit verdiginden alerji uzmanlari kontrolünde alerjik nezlenin uygun tedavisi gripten koruyucu etki yaratacaktir. “ diyor.

C, E ve A Vitaminleri Hava Kirliligine Karsi Anti-Oksidan Etki Sagliyor

Yonca Tabak; C, E ve A vitaminlerinin hava kirliligi gibi bagisiklik sistemini olumsuz etkileyen faktörlerden koruyucu, anti-oksidan etki sagladigini belirtiyor. Bu nedenle kis aylarinda portakal, mandalina gibi C vitamini içeren, muz, elma gibi P vitamini içeren meyvelerin, havuç, yumurta gibi bol A vitamini içeren gidalarin tüketilmesi ek fayda saglayacagini söylüyor. Ayrica yesil yaprakli sebze, kuruyemis ve asiriya kaçmadan tüketilecek tahillarin kis aylarinda E vitamini ihtiyacini karsilamada çok önemli oldugunu belirtiyor. Güçlü bir antioksidan olan selenyumun ise mutlaka hayvansal etlerden ve yumurtadan alinmasi gerektiginin altini çiziyor.

Hiçbir besleyici degeri olmayan fast food, paketli gida ve sekerli gazli içeceklerde ise bu dönemde mümkün oldugunca uzak durulmasi gerekiyor diyor.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:06.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

spacer
güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis live betting tips
kocaeli escort webmaster forum bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort adapazarı escort sakarya escort sakarya escort bayan

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51