Alt 10 Mart 2015, 15:39   #1
eg24
 
Mesajlar: n/a
Standart Iliskideki stres obezite riskini artiyor

Hareketsiz yasam, düzensiz ve ayak üstü beslenme nedeniyle obezite sorunu gittikçe artiyor. Obezite problemini yasayanlarin sayisi da günden güne artiyor. Peki, çagin rahatsizliklarindan birisi olarak kabul edilen obezitenin arkasinda yatan nedenler sadece yeme aliskanliklari ile mi ilgili? Asiri kilo alimi sagliksiz beslenme, gerekli egzersizlerin yapilmamasi, düzensiz yeme aliskanliklari ile dogru baglantili olsa da bunun arkasinda yatan bir neden daha var ki o da psikolojik. Ideal ve saglikli bir kiloya inmede kisinin kendisini dogru algilamasi, asiri yiyecek tüketiminde nelerin kendisini tetikledigini anlamasi büyük önem tasiyor. Iste bu noktada psikolojik destek kilolarla savasinizda size büyük artilar kazandiriyor. Kilo yönetiminde kisiye yardimci olan psikolojik destegi Liv HOSPITAL’dan Klinik Psikolog Beril Yardimci anlatti.

Son dönemde kilo alma oraninin arttigi söylenebilir mi?

Fazla kilo ve obezite sorununa dair son 50 yilda tüm dünyada ciddi bir artis oldugu gözleniyor. Türkiye’de özellikle son 20 yilda bu sayi daha da artti ve Türkiye obezitenin yaygin oldugu ülkeler listesinde ilk 20 ülke arasinda yer aliyor. Saglik Bakanligi’nin yayinladigi büyük ölçekli yayginlik çalismalarina göre, yetiskin kadinlarin obezite orani yüzde 30 ile 44, erkeklerin ise yüzde 13 ile 25 arasinda seyrettigi gözlemleniyor. Oranlar; cinsiyet, yas, yasanilan bölgeye göre de degisiklik gösterebiliyor. Bu kronik hastaligin çocukluk çaginda da yayginlasiyor. Tüm Türkiye genelini kapsayan net bir yüzde verilmemekle birlikte oranlar bölgelere ve yas gruplarina göre yüzde 2 ile 18 arasinda degisebiliyor.

Kilo sorununa çözüm olarak diyet, ilaçla tedavi, cerrahi müdahale gibi çözümler düsünülüyor. Psikolojik destek bu çözümler arasinda nasil yer aliyor?

Hekim, kisinin beden kitle indeksine, saglik durumuna ve ihtiyaçlarina göre uygun tedaviyi seçer. Durumu bütüncül bakis açisina göre hem fiziksel hem de psikolojik boyutta ele alarak tedavinin etkinligini artirir. Ancak biliyoruz ki, hangi tedavi olursa olsun kisi yeme aliskanliklarini uzun vadede degistirmediginde tedavi yetersiz kalir. Dolayisiyla konu vazgeçilmez olarak zihinsel ve duygusal süreçlere dayaniyor. Psikolojik destek tek basina veya diyet, ilaç ve cerrahi müdahaleye paralel olarak uygulanabiliyor.

Kilo sorununun sebepleri için ne söylenebilir?

Kilo sorunu ve obezite karmasik bir tablo olarak karsimiza çikabilir. Kisinin kilo sorununu incelendiginde, genetik, endokrinolojik, nörolojik, çevresel ve duygusal çok farkli sebepler ortaya çikabilir. Bunlar tek basina veya birbiriyle etkilesim içinde kisinin bünyesini etkiler. Sorunun etiyolojisini dogru tanimlamak, tedavi için de yol gösterici olur.

Bu alanda psikolojik destek nasil ise yarar?

Beslenmek bir davranistir ve davranis degisimi psikolojinin konusudur. Diyet ve egzersize paralel olarak uygulanan bilissel-davranisçi psikoterapilerin, kilo verme ve verilen kiloyu tutmada en etkili yöntem oldugu biliniyor. Yeme aliskanliklarinin arkasinda düsünceler, duygular ve iliskilerle ilgili etkenler bulunur. Kisi, bu etkenlerin farkina varmasi ve ihtiyacina hizmet edecek sekilde yeniden yapilandirmasi yönünde desteklenir. Örnegin bir kisi günde yaklasik 50-60 defa yiyecek seçer ve bunu otomatik olarak geçmisten getirdigi aliskanliklar dogrultusunda yapar. Farkindalik gelistirmek ve yeni aliskanliklar edinmek gelisen kaslar gibidir; odaklanmak, emek vermek, üzerinde çalismak gerekir. Profesyonel destek almak, kisinin kendini, bedenini ve yeme aliskanliklarini daha öncekinden farkli ele almasini saglar.

Diyet yapmak kisinin kilo problemi ile savasinda ne kadar etkilidir?

Arastirmalar, dönemsel diyetlerle kilo veren 10 kisiden 9’unun en az eskisi kadar kilo aldigi gözlemlenmistir. Geçici olarak diyet uygulamak, kalici sonuç getirmez. Bu noktada biz daha derin bir müdahale sistemi uyguluyoruz. Kilo problemini bir belirti olarak ele alirsak, belirtilerin zemininde yatan dinamikleri fark etmek, yemenin hangi ihtiyaçlara hizmet ettigine yönelik iç görü gelistirmek büyük önem tasir. Aksi takdirde kisinin eski aliskanliklarina geri dönme meyilinde olmasi dogaldir. Alaninda uzman bir psikoterapistin konu ile ilgili olarak eslik etmesi, kisinin motivasyonunu artirir.

Psikolojik destek verirken hangi konulari öne çikariyorsunuz?

Psikolojik destekte süreç her zaman danisanin ihtiyacina göre yapilandirilir. Kimisi için yeme aliskanliginin düzensizlestigi durumlar seyahat ve sosyal ortamlar olurken, baska birisi içinse yalnizliktir. Konular farkli olabilir, ancak her zaman benzer bir tema vardir: Sinir. Kilo sorunu olan çogu kisi, sinirlarini kilo aldiracak yiyeceklere fazla açiyordur. Belki bazen sinirini çok kati tutup yemeyi reddediyordur; ancak bir uç genelde digerini beraberinde getirir. ‘Tikinircasina yeme yeme’ (binge eating) olarak tanimlanan kisa zamanda çok yüksek kalorili yiyeceklerin tüketildigi durumlar olabilir. ‘Gece yeme sendromu’ dedigimiz, kisinin aksam saat 7’den sonra yüksek kalori aldigi durumlar olabilir. Kisinin kilo ve yeme öyküsü degerlendirilerek, riskli durumlar belirlenir. Kisinin hangi durumlarda kendini yiyeceklere fazla açtigini, ihtiyacindan fazla yedigini tespit etmek ve sinir koyma becerileri üzerinde çalismak gerekir. Geçmisten getirdigi, kendini sabote eden yeme aliskanliklarina, yeme miktarlarina, sosyal ortamlarda yasadigi yeme baskisina bakmak gerekir. Ayrica bedenin sinyallerini duymayi ögrenmek, açlik-tokluk farkindaligi ve çevresel faktörleri düzenleme konulari üzerinde de çalisilir. Bunlar dogrudan kilo yönetimine yönelik konular, tabi bir de obeziteye bagli veya obeziteye sebep olan psikolojik sikintilar ve psikiyatrik rahatsizliklar var. Onlar da ayrica ele alinir.

Obezite sorunu yasayan kisilerin bedeniyle iliskisi nasil?

Kisinin bedeni hakkindaki düsünceleri ve duygulari, bedenini nasil algiladigini gözler önüne serer. Kilo sorunu yasamak, olumsuz beden algisi için bir risk faktörüdür. Daha detaylandiracak olursak, kilo sorununun çocukluk döneminde basladigi durumlarda kisi dalga geçilmis ve elestirilmisse, damgalayici ve ayirimci bir ortamda bulunuyorsa, kilo alma-verme döngüsü içerisinde tikanircasina yeme davranisi sergiliyorsa, beden algisinin olumsuz olma ihtimali oldukça yüksektir. Olumsuz beden algisiyla iliskili olarak, bedeni kisinin kendini elestirdigi, kendini sevmedigi bir alan haline gelebilir. Öte yandan beden hepimiz için en temel olandir. Açlik, tokluk, gerilim, gevseme, zevk, agri gibi duyumsamalarla bize varolusumuza dair sürekli bilgi verir. Kilo verme sürecinde beden iliskisi üzerinde çalisiriz. Kisinin bedenine yeniden temas etmesini, açlik–tokluk durumlarini fark etmesini, bedeninde olumlu deneyimler yasamasini destekleriz.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:35.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.

spacer
güvenilir bahis kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis türkçe bahis canlı bahis live betting tips porno izle kocaeli escort webmaster forum bursa escort bursa escort bursa escort adapazarı escort adapazarı escort izmir escort webmaster forum tuzla escort sakarya travesti sivas escort adana escort adıyaman escort afyon escort denizli escort ankara escort antalya escort izmit escort beylikdüzü escort bodrum escort